Mersin İdmanyurdu Nefes Aldı: Takım Ruhu, Mücadele ve Geri Dönüş
Bu maçta, mutlak üç puanla ayrılmamız gerekiyordu. Önceki maçlara göre heyecan yüksekti; taraftar umutluydu. Ankara Demirspor maçında alınan puan kuşkusuz herkese moral olmuştu. Gerek oyuncuların ruh hali gerek teknik direktörün açıklamaları sahadaki beklentiyi arttırdı.
Rakibimiz Soma, kadro olarak bizden daha zayıf bir görüntü sergiledi. Sezon öncesinde “yıldız” olarak nitelendirebileceğimiz, ön bölgede üretkenliğin başını çeken Kenan Fakılı, Rahmi Anıl Başaran ve Mücahit Aslan gibi üç önemli oyuncusunu göndermiş, yerlerini aynı kalibrede isimlerle dolduramamışlardı. Takip eden herkesin bildiği gibi, ağırlıklı olarak amatör liglerden keşfedilen gençlerle ligde tutunmaya çalışan bir ekip konumundalar.
Bu sezon grubun sertliği, Soma’nın genç ve geçmiş yıllara göre daha zayıf kadrosuyla birleşince, oyuncuların yükü taşımakta zorlandığı açıkça görülüyor. Devre arasında da maddi koşullar nedeniyle önemli isimlerle takviye yapamayacaklarını düşünürsek, bu maç bizim için tam anlamıyla nefes aldıracak bir karşılaşmaydı.
Maça kontrollü başladık. Pozisyonları çoğunlukla hızlı geçişlerle bulduk. Özellikle Soma’nın yaptığı basit top kayıplarını tehlikeli ataklara dönüştürmeyi başardık. Bu plan, maçın henüz başında sonuç verdi. Sezonun ilk haftasında paf takımla bulduğumuz tek golden sonra, ligdeki ikinci golümüz (55) Jakop Aydemir’den geldi. Jakop, rakibin hatasından kaptığı topu hızla kaleye taşıdı, ceza sahasında kaleciyi de geçerek topu boş kaleye gönderdi.
Bu golden sonra Soma oyuna biraz daha yüklenmeye çalıştı. Zaman zaman kalemizi cılız şutlarla yokladılar, ancak savunma disiplinimiz bozulmadı. İkinci gol ise duran toptan geldi. (7) Furkan Güneş’in ceza sahasına yaptığı etkili ortayı (28) Yusuf Arslan iyi tamamladı ve topu filelerle buluşturdu. Böylece ilk devreyi 2-0’lık avantajla kapattık.
İlk yarının dikkat çeken anlarından biri, 35. dakikada yaşanan kısa süreli bir gerginlikti. Umut ve Nurullah arasında yaşanan elektriklenme büyümeden son buldu. (15) Koray ve (5) Alihan’ın araya girerek durumu yatıştırması, takım içindeki olgunluğu ve liderliği bir kez daha gösterdi. Bu tarz anlarda tecrübeli oyuncuların varlığı, takımın dengesi açısından son derece kıymetliydi.
İkinci yarıda oyun biraz daha dengelendi. Soma daha çok topa sahip oldu; özellikle 2-0 iken 71. dakikada altı pas içinde boş kaleye atamadıkları pozisyon, maçın belki de kırılma noktasıydı. Bu pozisyon dışında daha çok doldur-boşalt futbolu oynadılar, ancak kalemizde net bir tehlike yaratamadılar.
Maçın son bölümünde (17) Fırat Aras ve (88) Umut Aydın’dan gelen gollerle farkı artırdık ve mücadeleyi baştan sona kadar üstün götürerek bitirdik.
Bu galibiyet sadece üç puan değil; moralin, inancın ve umudun yeniden doğuşuydu.
Belki tribünlerde beklenen sayıda taraftar yoktu, bu bir hayal kırıklığıydı. Ancak bu takım mücadele ettikçe, bu şehir inandıkça, o tribünlerin de yeniden dolacağına inancımız tam.
Bu galibiyet önümüzü fazlasıyla açtı.
Şimdi önemli olan bu karakteri koruyup sürdürebilmek.
Birlikte başarma inancıyla…
Bir sonraki maçta görüşmek üzere.

1 Yorum
Güzel Yazı