Güçlendiren Mağlubiyet

Aliağa FK karşısında sahaya çıktığımız andan itibaren rakibin gücünü hissettik. Özellikle
ilk golde, savunma arkasına sarkan Erhan Kartal’ın ceza sahasında sağ taraftan yaptığı
ortayı Malik Karaahmet tamamladı; ancak Erhan ofsaytta olduğu açıktı ve hakem bu
durumu değerlendiremedi. Açılarımız net olmasa da, Erhan’ın oldukça önde olduğu
barizdi.
Maçın ilk yarısında gerek konsantrasyon eksikliği, gerekse istek, arzu ve coşku eksikliğivardı; kazandığımız topları değerlendirmekte zorlandık. Bunun yanı sıra, oyundaki pashataları ve çevre kontrolündeki eksiklikler nedeniyle sık sık top kayıpları yaşadık. Kalecimiz Nurullah Aslan sık sık savunmaya uyarılarda bulundu; ancak defans doğru pozisyon almakta zorlandı. Koray Baykara ve Yusuf Arslan’ın yokluğu kritik bir etki yarattı; son iki haftada uyumlu olan defansımız bu maçta dağıldı ve tempoyu tamamen Aliağa belirledi. İzmir ekibi, maç boyunca buram buram kalite kokan bir oyun sergiledi.
Bizim tarafımızda Furkan Güneş’in hem ilk hem ikinci yarıda yaptığı isabetsiz ortalar
dikkat çekti. Fırat Aras’ın dikine koşuları ve verkaçları takıma hareketlilik kazandırdı. 58.
dakikada geliştirdiğimiz etkili bir atakta Umut Aydın, Fırat Aras’ı iyi gördü; Fırat’ın sağ
taraftan çevirdiği top ceza sahasında Jakop Aydemir’de kaldı, ancak vuruş etkisiz oldu.59.dakikada rakip kaleci Kubilay Anteplioğlu’nun hatalı vuruşunda, orta sahanın hemen önünde alan bulan Fırat Aras topu tekrar Jakop Aydemir’e aktardı; fakat ceza sahası yayına yakın bölgeden yapılan vuruş yine kaleciye gitti.
Bu pozisyonun hemen ardından Aliağa hızlı çıkarak ceza sahasına sağ taraftan
Muammer Sarıkaya ile net bir pozisyona girdi. Alihan Kubalas’ın müdahalesi yetersiz
kaldı ve sağ tarafta Mertcan Açıkgöz, önünde kalan topu iyi değerlendirerek farkı üçe
çıkardı. 86. dakikada Umut Aydın’ın uzun pasına sağ tarafta hareketlenen Mehmet
Gündüz, ceza sahasında sol ayakla vuruşunu dışarı gönderdi ve maç 3-0 sona erdi.

İlk yarı genel olarak takım dağınık bir görüntü verse de, bireysel olarak öne çıkan isimler
vardı: orta sahada Rohat Ağca, çalışkanlığı ve top hakimiyetiyle; hücumda Fırat Aras,
takımın atağa çıkmasına katkı sağladı; savunmada Alihan Kubalas ise kritik
müdahaleleriyle fark yarattı. İkinci yarıya giren oyuncular sahaya canlılık kattı. Takım, ilk yarıya göre daha etkiliydi; topa daha çok sahip oldu, birlikte hareket etmeye çalıştı ve pozisyona girme isteği, arzusu ve coşkusu yüksek bir görüntü verdi. Özellikle Berk Can Yıldızlı, Semih Emir Erdoğan ve Mehmet Gündüz’ün performansı kısa sürede olumlu fark yarattı.
Aliağa, üçüncü golden sonra pozisyon sayısını artırdı; bizim arka bölgede verdiğimiz
boşlukları net pozisyonlara çevirdiler. Finalleri iyi yapamadıkları için farkın açılması
önlendi.
Yediğimiz gollere bakacak olursak: ilki ofsayt şüphesi, ikincisi zayıf çevre kontrolü ve
anlaşmazlık, üçüncüsü ise atağı golle veya autla bitiremememizden kaynaklandı. Bu
durum, golleri basit yediğimizi gösteriyor; ancak Aliağa’nın maç boyunca üstünlüğü ve
kalite farkı gerçeğini değiştirmiyor.
Sonuç olarak, zor bir maç, güçlü bir rakip ve dar kadromuzla mücadele ettik. Son iki
maçta oturan defansın uyumunun bozulması, bu maçta en büyük sorunumuz oldu.
Geriye oynama ve topu ileri çıkaramama eksiklerimizi net şekilde ortaya koydu. Böyle
rakiplere karşı topu ceza sahamızdan uzak tutmak kritik.
Bu maç, sadece skor açısından değil; eksiklerimizi görmek ve üzerine çalışmak
açısından da değerliydi. Yakalanan pozisyonları değerlendirebilseydik skor farklı
olabilirdi; özellikle hızlı ve güçlü bir rakibe karşı atağı bitirememek geri dönüşü ceza
olarak döndü.
Önümüzdeki maçlar için en büyük kazanımımız, defansın ve hücumun eksik noktalarını görmek ve bu doğrultuda çalışmak olacak. Kadro eksikliği ciddi bir sorun değil; mevcut imkanlarla elimizden geleni sahaya koyduk ve devreye kadar bu oyuncularla yolumuza devam edeceğiz. Onlara sahip çıkmak ve destek olmak çok önemli; çünkü hepsi kırmızı-lacivertli bu büyük camiaya hizmet ediyor.
Ben bu mağlubiyeti güçlendirecek bir mağlubiyet olarak görüyorum.
