Yazar: MUHAMMET BOZAN

"Kuvayı Milliye Ruhuyla"

13 Aralık 2025, Cumartesi…Çukurova çok uzun zamandır derbiden yoksundu. Küme düşmemizin ve uzun uğraşlar sonucu ayağa kalkmamızın üzerinden yıllar geçmişti. Ayağa kalkmak dediysek yanlış anlaşılmasın;hâlâ çok kötü günler geçiren, yaşam savaşı veren bir çınara âşığız. Ancak cumartesi günü gördük ki ölümüz bile Çukurova’ya sahip çıkacak nitelikteymiş. Daha önce eleştirdiğim Şeytanlar Grubu’na özrü bir borç bilirim. Yazıya nereden başlasam bilemedim… Neresinden tutsam elimde kalacak konular var. Yeni Adana Stadyumu’nun bakımda olması gerekçesiyle maçımız Ali Hoşfikirer Stadyumu’na alındı. Binlerce Mersin İdmanyurdu taraftarı bu gelişmeyi hayretle takip ederken, bize ayrılan kontenjanın yaklaşık 150 kişi olduğu bilgisi gelmişti. Nasıl olur da geçmişte on binlercekişinin…

Devamını oku

Bu yazıma da önceki yazıma başladığım ve bundan sonra da kullanacağım kalıplabaşlayacağım. İki kere iki her zaman dört etmez; çünkü kullanılan sayı sistemi değişirse,sonuç da değişir. Hayatta da böyledir aslında. Herkesin baktığı yer, ölçtüğü değer, inandığıdüzen farklıdır. Kimi için bir şey yanlıştır, kimi için aynı şey bir duruştur. Bu yüzden ben debu satırlarda kimsenin doğrularını tartışmaya açmayacağım. Yalnızca kendi sistemimden,kendi penceremden, kendi doğrularımdan bahsedeceğim. Tribün bir kalabalık değildir; bir ruhun yankısıdır. O ruh, Mersin’in tuzlu rüzgârından, Çukurova’nın öfkesinden, yanan asfaltın içimize işleyen kokusundan beslenir. Kırmızı – Lacivert bizim için sadece birer renk değil, bir kimliktir. Bu kimliği taşımanın adı da…

Devamını oku

İki kere iki her zaman dört etmez; çünkü kullanılan sayı sistemi değişirse, sonuçda değişir. Hayatta da böyledir aslında. Herkesin baktığı yer, ölçtüğü değer, inandığı düzen farklıdır. Kimi için bir şey yanlıştır, kimi için aynı şey bir duruştur. Bu yüzden ben de bu satırlarda kimsenin doğrularını tartışmaya açmayacağım. Yalnızca kendi sistemimden, kendi penceremden, kendi doğrularımdan bahsedeceğim. Mersin’in rüzgârı, bir zamanlar özellikle de maç günleri bir başka eserdi. Sahilboyunca yankılanan bestelerle, kentin dört bir yanından yükselen “İdmanyurdu!” sesleriyleşehir adeta nefes alırdı. O günler sadece bir maç günü değil, bir kimliğin yeniden hatırladığı günlerdi. Mersin İdmanyurdumuz sahaya çıktığında, o formayı giyen sadece on…

Devamını oku