İşimizi Kolaylaştıracak Olan Sensin, Mersin!
Isparta 32 Spor sezona, Bülent Akan önderliğinde en az Play-Off hedefiyle girdi. Kadro yapılanması da bu hedef doğrultusunda şekillendirildi. Akan yönetiminde başarılı sayılabilecek bir süreç geçiren ve Play-Off hattında ilerleyen takımda, kulislerde konuşulanlara göre yönetim ile teknik heyet arasında yaşanan anlaşmazlık sonrası
yollar ayrıldı. Bu ayrılık, belki de Isparta’nın sezon kaderini belirleyen kırılma noktası oldu.
9.haftada oynanan Fethiyespor maçıyla birlikte göreve tecrübeli teknik adam Şaban Yıldırım getirildi. Ancak Yıldırım yönetiminde de beklenen çıkış yakalanamadı ve oynayacağımız maç öncesinde istifa kararı aldı. Yeni teknik direktörün maça kadar gelip gelmeyeceği, gelirse de bu “kan değişikliğinin” sahaya ne kadar yansıyacağı şu an için büyük bir muamma. Bu belirsizlik, Isparta’yı değerlendirirken son dönemdeki artı ve eksileri birlikte ele almayı zorunlu kılıyor.
Kadro kalitesine bakıldığında, Isparta 32 Spor’un hâlâ tecrübe düzeyi yüksek ve kaliteli oyunculara sahip olduğu görülüyor. Bahis operasyonu sürecinden elbette etkilendiler ancak bizim yaşadığımız kadar ağır bir tabloyla karşı karşıya olmadıklarını söylemek mümkün. Kadro derinliğinde Sinan Akaydın, Ziya Alkurt, Baran Başyiğit, Caner Hüseyin Bağ, Resul Türkkalesi, Hüseyin Öztürk, Kamil İçer, Kerem Baykuş ve Alperen Pak gibi önemli isimler hâlâ yer alıyor.
Bu hafta özelinde ise özellikle kaleci konusunda ciddi bir sıkıntı yaşamaları muhtemel. Mevcut kaleci Onur Can Özdemir kart cezalısı, Onur Behiç Özalgan ise bahis süreci nedeniyle cezalı. Bu nedenle kalede genç bir ismin görev alması bekleniyor. Bunun yanı sıra Rıdvan Dönmez, Fatih Aktay, İsmail Hakkı Doğan, Hasan Kaya ve Kaan Yüksel önemli eksikler arasında. Son maçta kadroda yer almayan Baran Başyiğit’in durumu ise ayrı bir başlık. Gösterdiği etkili performans nedeniyle adı önemli takımlarla anılan Baran, bu maçta kadroda yer alırsa Isparta adına tehlikeli oyunculardan biri olabilir.
Oyun yapılarına baktığımızda, Isparta 32 Spor’un geriden oyun kurmayı deneyen bir takım olduğunu görüyoruz. Savunma oyuncuları ayağı iyi, uzun toplarla ileride hareketlenen, koşu atan oyuncuları diyagonal paslarla buluşturmayı deniyorlar. Kenar oyununu ve kanat ortalarını seven bir yapıdalar. Ancak doğru ve yoğun presle karşılaştıklarında oyundan çıkmakta zorlanıyorlar; bu baskı anlarında yapılan topkayıpları, kendi ceza alanlarına tehlike olarak geri dönebiliyor. Savunma arkası koşularıiyi yapan, bu şekilde pozisyon üretebilen bir takım oldukları da unutulmamalı. Eski güç ve formlarında olmasalar bile, doğru anları yakaladıklarında bize ciddi sıkıntılar yaratabilecek potansiyele sahipler.
Bizim cephede ise durumlar zaten biliniyor. Sıkıntılar fazla, moral anlamında zor bir
üreçten geçiyoruz. Öyle ki zaman zaman antrenmana çıkacak motivasyonun bile azaldığı bir tablo var. Açıkçası bu noktada ne taktik ne de teknik konuşmak geliyor içimizden. Çünkü ortada büyük bir emek var. Futbolcusu, teknik ekibi, yönetimi herkes elinden gelen mücadeleyi veriyor. Bu süreç insanı üzüyor ama futbolun doğasında bu var. Belki devre bittiğinde bambaşka şeyler hayal edilecek. Ancak ne olursa olsun, bu oyunda ayakta kalmanın tek yolu bütünlükten geçiyor.
17 Aralık Çarşamba günü saat 14.00’te Mersin Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma için hava şartları genel olarak maça elverişli görünüyor. Sıcaklığın 13–15°C civarında olması beklenirken, yağış ihtimali bulunmuyor. Bu nedenle zemin ve oyun kalitesi açısından olumsuz bir durum öngörülmüyor.
